Tekstil ve Moda Sitesi

Konfeksiyon Nedir, Konfeksiyon Terimleri

Konfeksiyon İstihdam Yoğun Bir Sektördür 
Konfeksiyon Nedir Tanımı 
Konfeksiyon diğer adıyla hazır giyim, hazır giyim eşyasına verilen genel ve hazır giyim eşyası diken, aksesuar ve paketleme gibi son işlemlerin uygulandığı sanayii koluna verilen isimdir. Özellikle dokuma cinsi kumaşın kesimhanelerde kesildikten sonra dikiş makineleriyle isteğe uygun biçim ve şekillerde dikildiği dokumacılık üretiminin son aşamasının yapıldığı işletme türüdür. Makineleşmenin en az olduğu, bu nedenle de en çok istihdam sağlayan tekstil dalıdır.

Konfeksiyon Terimleri Sözlüğü
AGRAF: Kumaşın karşılıklı uçlarını tutturmaya yarayan çengelli ve yuvarlak iki parçadan oluşan madeni veya plastikten yapılabilen araç.
AKSESUAR: Giyimde, ana tekstil ürününü bütünleyen ayakkabı, çanta, çorap, düğme vb. eşya.
ANFORM KEMER: Vücudun şekline göre belden aşağı yapılan kemer.
ANORAK: Koruyucu nitelikte bir tür ceket.
AKORT: İş yerine iş akışını sağlamak, her departmanda çalışan işçilerin verimli çalışması için, insan gücü ve malzemenin kullanımlarının optimum şekilde yapılması.
AUFTRAG: Sipariş numarası
ALFA SAYISAL: Rakamlar yerine, harflerle ifade edilen.
APARTURA: İki parçalı kolda, düğmenin dikildiği yırtmaç.
ASTARLAMAK: Bir giysinin iç kısmını gizlemek, korumak, süslemek amacı ile ince kumaş geçirme işlemine verilen ad.
ASİTMETRİK: Karşılığı olmayan model (mamülün sağında ve solundaki; model, kesim, işçilik gibi özelliklerindeki farklılıklar).
ARMA: Üzerine nakış işlenmiş kenarlıklı, kesip çıkartılmış resim, yama, rütbe işaretleri veya rozet.
BAZ KALIP: Model uygulamada kullanılmak üzere ölçülere uygun hazırlanmış ana kalıp (dikiş paysız).
BİYE: Kenar temizleme, dikiş örtme ve süsleme amacı ile bant geçirme işlemi.
BONE: Düz veya kıvrımlı her türlü yumuşak kumaş ve. malzemelerden yapılan bir tür başlık.
BORDÜR: Etek, kol ve yaka kenarlarına konan şerit.
ÇATMA: Birbirine dikme, birleştirme.
CONTRA: Ek.
ÇIMA: 1 mm.'den çekilen dikiş.
DANTEL: Çeşitli tür ipliklerle örülebilen desen farklarına sahip yumuşak ağımsı örgü türü.
DEKOLTE: Boyun, omuz, sırt, göğüs veya bacağın bir bölümünü açıkta bırakmak için yapılan elbise modeli.
DENİM: Kalın pamuklu dokuma; kot pantolon, ceket v.b mamüllerin ana maddesi olan kumaş türü.
DİAGONEL: Kenarlarına oranla eğrilemesine dokunmuş kumaş.
DİOR KUPU: Ünlü Fransız modacı Christian Dior'un ismini alan kup.
DOKU: Tekstil malzemesinin görüntüsü ve hissidir.
DORE: Altın varak, yaldız, sim ve sırma işli dar bağlanmış deri, kumaş vb.
DOUBLE FACE KUMAŞ: İki yüzlü kumaş, her iki yüzü ayrı renkte olan ve iki tarafı da kullanılan kumaş.
DÖPİYES: İki parçalı kadın giysisi.
DRAPE: Giysilerin çeşitli yerlerinde, kumaşı döküntülü bırakarak şekil verme.
EPOLET (Vatka): Elbiselerin omuzlarını daha geniş ve dik göstermek için pamuk veya süngerden yapılan bir tür aksesuar.
ETOL: Kürk, fantezi kumaş vb. yapılmış uzun omuz atkısı, genellikle gece giysilerinin üzerine alınır. 
FALÇATA: Deri kesmeye yarayan bir tür bıçak.
FASE YAPMA: Makine çekerken alt dikişin boncuk yapması (ipliğin bol bırakması). 
FARBA: Giysi etrafına geçirilmiş süse verilen isim.
FERMUAR: Giysi, çanta ve bu gibi eşyalarda kullanılan karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan yapı.
FLETO: İlik, cep.
FİGÜR: Sliüet, desen, bir modeli oluşturan parçalar.
FİSTO: Kadın giysilerinin çeşitli yerlerine konulan el veya makinede işlenmiş süslü şerit.
FRAK: Genellikle resmi törenlerde erkeklerin giydiği, belden dikişli, yandan uzun etekli, arkası yırtmaçlı bir tür takım elbise.
GAZE: 0,5 cm.;den çekilen süs dikişi.
GREDASYON: Dikilmiş örnek, modelin orjinali.
GREJ: Ham ipliğe verilen ad.
GODE: Tek noktadan verilen bolluk.
HAUTE COUTURE: Ismarlama yani sipariş üzerine, özel moda evleri tarafından dikilen kişiye özel üretim elbise yapılması işi.
HARÇ: Giysilere süs için dikilen hazır şerit.
İHRACAT: Bir ülkenin tarım ve endüstriyel ürünlerini bir başka ülkeye satma olayı.
İTHALAT: Bir ülkeye başka ülkelerden alınan malların tümü, dış alım.
İNRELOCK: Çok iplikle üretilen trikolara verilen isim.
ISPANTA: Şablon.
JABO: Erkek gömleklerinin göğüs bölümlerini örtmek için takılan muslin veya dantel kumaştan yapılan giyim öğesi. Kadınlar için aynı türden yakaya tutturulan ve göğüs üstüne düşen süs eşyası. 
KAPÜŞON: Elbiseye ekli bir çeşit başlık (kapşon, kapişon).
KAVADOR: Kol evi (kol oyuntusu), kolun dikilip elbiseye eklendiği yer.
KONFEKSİYON: Ölçülere göre seri halde yapılıp satılan hazır giyim eşyaları bütünü, Tekstil sektörü.
KONSİYE: Satılmadığında iade edilen mal.
KLASİK: Hiçbir zaman modası geçmeyen değerli model.
KLOŞ: Genişlemiş etek.
BİBRİT ÇIMA: 3 mm üstten çekilen dikiş.
KORSAJ: Bel ile kalça düşüklüğü arasındaki kesit.
KOKO: Kontre (karşılıkl işareti, çıt).
KOMANDATURA: Düzeltme terzisi.
KOZA: Olgunlaşmamış pamuk meyveleri. Beyaz pamuk lifleri kaplıdır. 2) İpek böceğinin içinde büyüdüğü ipek lifleri topağı.
KUP: Giysi üzerindeki kesik.
KULİSAN KEMER: Tünel şeklinde yapılıp içinden kordon veya lastik geçen kemer.
LUREX: Simli, parlak kumaşlara verilen ad.
MATERYAL: Malzeme, Bir işlemin; başlayabilemesi, devam edebilmesi veya bitirilmesi için gereken ürünler. 
MODELİST: Modelini gördüğü her türlü giysinin kalıbını hazırlayan eleman.
MODEL MAKİNECİ: Modelin ilk örneğini diken eleman. 
MOLA: Yedirilmesi gereken bolluk.
MOSTRA: Klapa
MOULAGE (mulaj): Kağıt veya kumaşla bir modelin kalıbını olduğu gibi almak (Fransızca kelime).
MOTİF: Şekil, desen.
OBJE: Nesne.
OYA: Altı yapışkan ekstrafor genişliğinde tela.
OYA ÇEKMEK: Bolluğu büzerek yedirmek.
PAFTA: Kalıp çıkarmaya yarayan, üzerinde değişik model ve ölçülere göre hazırlanmış kalıp şekilleri olan bir giysi kalıp haritası.
PASTAL ATMA: Önceden hazırlanmış pastal planı uzunluğuna göre, kumaşın hesaplanan kat sayısı kadar kesim masasına üst üste serilmesi.
PASTAL ÇİZİMİ: Şablonların en ekonomik şekilde kumaş enine ve beden sayısına göre pastala yerleştirerek çizilmesi.
PETO: Yelek cep.
PAT: Giyimde üst üste binen pay.
PENS: Giyimi bedene oturtmak için yapılan katlamalar.
REÇMECİ: Örme kumaşlarda lastik takan, etek bastıran (Special makine) reçme makinesi kullanan eleman.
PERSPEKTİF: Arka görünüm (Açı).
PİKÜR: İnce dikişte üstten çekilen süs dikiş.
PİLİ (pli): Giyimi model özelliğine göre verilen, katlanan bolluk.
PLİKAŞE: Birbirine bakan iki pli.
PONTEREZ: Sağlamlaştırma dikişi, pantolon ceplerinin alt ve üst noktalarının sağlamlaştırılması için yapılan sarma dikişi.
PUNTO: Erkek ceket yakalarına ve pantolon cebine atılan ince oyulgama dikişi.
PUS: Örme tüp kumaşları dokuyan makinenin yarı çapı. 1 Pus=1 inç=2.54 cm. (Yuvarlak Örme Makinesi)
RAPORT: Kumaş üzerinde görülen desen tekrarı, rapor.
RAYON: Suni ipeklere verilen ad. (Rejerenere Lifler)
REGOLA: Kalıbın ya da kesilmiş kumaşın, dikiş paysız çizim kalıpları ile yeniden çizilmesi, düzeltilmesi.
REGLAN: Yakadan takılan kol modeli.
REKLAMASYON: Siparişin hatalı çalışmasından dolayı verilen ceza.
REPETE: Tekrar sipariş verme.
RİBANA: Giysilerin kol ağzı, yaka ve etek ucuna geçirilen triko parçası, bir örgü kumaş çeşidi.
SALÇATURA: Karşılıklı dikiş.
SANFORİZASYON: Kumaşlara çekmezlik özelliği kazandıran işlem. (Apre İşlemleri)
SASON: Pens.
ŞABLON: Konfeksiyonda kullanılan, üzerinde tüm yazı ve işaretlerin bulunduğu (Model adı, beden numarası, parça adı, kod numarası, düz iplik, çıt yerleri vb.) payları verilmiş kesime hazır karton kalıp.
STİLİST: Giysileri, günün modasına uygun kup, renk ve desenleri bir araya getirerek model yaratan kişi.
SLÜET: Giyimi sergilemek için kullanılan manken.
SİMETRİ: Bir cismin veya şeklin iki tarafının bir eksene göre birbirinin aynı olması. Modelin sağ ve sol bölümlerinin aynı olması.
STABİL: Durağan, Düz durma, Sağlamlaştırılmış.
SÜPREM: Düz dokunmuş örme kumaş. (Örme İşlemi)
SÜZMEZÜR: İnce dikiş, el işçiliği.
STANDART: Belli ölçülerde, kullanıma uygun olan, tek biçim.
TABURLAR: Yuvarlak, tüp biçiminde.
TUNİK: Diz boyuna veya dizden biraz yukarıda uzun ceket veya bluz.
TALL: Uzun.
TRANS TELA: Ceket ve mantoda etek ucu ve kol ağızlarına yapıştırılan tela.
VALÖR: Genişleyen parça.
VOLAN: Giysilere yapılan süsleme tekniği, garnitür.

4 yorum:

konfeksiyonda kullanılan terimler düzenli bir şekilde yazılmış konfeksiyon çok geniş bir alan zaten

konfeksiyon diğer adıyla hazır giyim, hazır giyim eşyasına verilen genel ve hazır giyim eşyası diken sanayi koluna verilen isimdir. Özellikle dokuma cinsi kumaşın kesimhanelerde kesildikten sonra dikiş makineleriyle isteğe uygun biçim ve şekillerde dikildiği dokumacılık üretiminin son aşamasının yapıldığı işletme türüdür.

tekstil sektöründe en çok kadın istihdam eden alan konfeksiyondur, yüzlerce genç kız tek çatı altında toplanmıştır ve dikiş dikerler. pek erkek görmedikleri için; içeri girdiğinizde birçok gözün üzerinizde olduğunu hissedersiniz bazıları açık açık bakarken bazıları daha ürkektir. tekstil mühendisi olarak konfeksiyon stajımı yaptım oradan biliyorum. ha birde sürekli müzik yayını yapılır, pop müziğin dibine vurulur. genelde radyodan yapılır bu yayınlar, yani konfeksiyoncu hanım kızlarımız pek çok pop şarkıyı ezbere bilirler. değişik tecrübe edilmesi gereken bir ortamdır.

Bu linkte tekstil sözlüğü var ve daha kapsamlı ama sadece konfeksiyon değil genel tekstil terimlerini de içeriyor https://tekstilsayfasi.blogspot.com.tr/2015/10/tekstil-kumas-sozlugu.html

Haftalık En Çok Okunanlar