 |
| Fes şapka. |
Fes (fez), tepesi düz, genellikle kırmızı, püsküllü, silindirik başlıktır. İsmini başlıca üretim merkezi olan Fas'ın Fes şehrinden alır. Başta Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere birçok Müslüman ülkede kullanılagelmiştir. Fes rengini, yaygın olarak kullanılan
kırmızı rengini kızılcık boyasından alır. Bununla birlikte hemen hemen her
renkte ve desende fes üretilmektedir. Fesin; zuhaf, aziziye, mecidiye, hamidiye gibi boyutları ve kesimleri farklı olan çeşitleri vardır.
Fes: 2. Mahmud devrinde
Osmanlı’da erkekler için kabul edilmiş ve resmiyete bürünmüş kırmızı renkli serpuşun (başlık/şapka) adıdır. Fesin kabulünden sonra ihtiyaç nedeniyle pek
çok "feshane" açılmıştır. Fesin başlık olarak uygun görülmesine halk ve çeşitli
kesimler muhalefet etmiştir. Muhtelif kesimlerin fese ise “Frenk başlığı”
diyerek tepkilerini dile getirmeleri, buna karşı bir hoşnutsuzluğu
göstermektedir. Ancak 1829 sonrasında fes, Osmanlı ruhunu yansıtan
ortak bir sembol hâline gelmiştir. Kadın başında fesin 16. yüzyılda çok
yaygın bir serpuş olduğu görülür. Müslüman Türk kadınının günlük giyimde başını hotozdan çok tepelikler, inciler, elmaslarla
bezenmiş, altın tellerle işlenmiş fesler süslemiştir. Fes, 1925 yılında
yasaklanmıştır.
Fes'in Tarihçesi
Sultan 2. Mahmut döneminde Osmanlı sarayında Avrupalı gibi giyinme
modası baş gösterdi. Daha sonra bu
moda ilim adamlarına ve halka yayıldı ancak Avrupa usulü şapkaların namaz kılarken zorluk çıkarmaları, sipersiz bir şapka kullanımını gerekli kıldı. Serasker ve Kaptan-ı Derya Koca Hüsrev Paşa'nın Akdeniz seferinden dönüşünde Fas'tan getirdiği feslerin kalyoncu askerlerine giydirilmesiyle benimsenen fes, Sultan Mahmud'un fermanı üzerine imparatorluğun resmi şapkası oldu. 1840'lardan itibaren süvari ve topçu hariç, Osmanlı askerlerinin üniformasının bir parçası haline geldi. Arnavut askerleri beyaz fes takıyorlardı. 1829'dan 1925'e kadar kullanılan fesi Tanzimat döneminde İstanbul'da sivil ve asker bütün görevliler
giymiş, sarık yalnız bilginler ve din adamları tarafından kullanılmıştır. Taşrada,
sarık tercih ediliyordu, bu sebeple halk, fesli ve sarıklı olmak üzere ikiye ayrılmıştı. Fesin yüzyıllar boyu kullanılan sarığın yerini alması önemli bir yenilik olmuştu, bu yüzden imparatorlukta lehte ve aleyhte birçok görüş ileri sürüldü. Fes için ayrı bir bakanlık kuruldu, yayımlanan fes nizamnamesi ile fesin nerelerde giyileceği, kimlerin ne tür fes kullanacağı belirlendi. İstanbul'da Defterdar'da bir fabrika kurularak fes yapımına başlandı. Zamanla fes imparatorluğun her köşesinde yaygınlaştı.
1 yorum:
Serpuş, Farsça Serpuş kelimesinden türetilen sözcük, "başlık/şapka" anlamına gelir.
Yorum Gönder
Merhaba, daha kaliteli bir site için yorumlarınızı bekliyoruz.