Tekstil ve Moda Sitesi

İpek Eldesi Kozadan İpek Filamentini Çekme

İpek Kozası
KOZADAN İPEK FİLAMENTİNİ ÇEKME
İpek Çekim Sistemleri
İpek çekimi, istenen numarada iplik elde edilmesi için belli sayıdaki kozadan gelen ipek tellerinin bir araya getirilerek sarılmasıdır. İpek çekilmesinde günümüzde en çok iki sistem kullanılır: Fransız sistemi, Bu sistemde iki grup kozadan gelen teller alınır, iki kere bükümde geçtikten sonra 2 ayrı porselen kılavuzdan geçerek çıkrıklara sarılır. İtalyan sistemi: Bir grup kozadan gelen teller bir filament iplik hâlinde ve kendi üzerinde büküm aldıktan sonra çıkrıklara sarılır. Liflerin çıkrığa gelmeden bir döner huniden geçerek büküm kazandığı veya çıkrığın sarmanın yanında bir de dönme hareketi yaptığı sistemler olsa da bugün için önemleri kalmamıştır. Eski tip çıkrıklar el ve ayak kullanarak döndürülür. Halk arasında tepme olarak adlandırılır. Günümüzde küçük işletmelerde kullanılan ipek çekimi tesislerinde (Halk ağzında "mancınık" adı verilmektedir.) bile çıkrıkların hareketi motor gücüyle sağlanmaktadır. Daha büyük ipek çekimi işletmelerinde ise çok gözlü (uçlu) veya otomatik ipek çekim makineleri kullanılmaktadır ve bunlara halk ağzında "filatür makinesi" denilmektedir.

İpek Çekim İşlemi
Uç bulma, Kozalar kaynatıldıktan sonra ve kaynatma sırasında ipek çekiminin yapılabilmesi için lif uçlarının bulunması gerekir. Uç bulma işlemi hem ipek çekimini sağlamak hem de koza üzerinde bulunan karışık hâldeki ipek liflerini kozadan uzaklaştırmak için yapılır. Koza üzerindeki karışık hâldeki bu liflere kamçıbaşı denir. Bunların kozadan uzaklaştırılması gerekir, aksi hâlde ipek çekimi zorlaşır ve iyi kalite lif elde edilemez. Kozadan uç bulma işlemi elle veya mekanik olarak iki şekilde yapılır.

Elle uç bulma, Elle uç bulma eski, basit ipek çekim işletmelerinde uygulanır. Uç bulma tavası içine konan kozalar 90–95 ̊C‘deki suda yumuşadığından basit olarak çubuk veya süpürge ile uçları bulunur. Çubuk ile uç bulma daha çok basit çekim yapan işletmelerde uygulanır. Kamçı süpürgesi ise bazı bitkisel kök veya saplardan yapılır. Çubuk, süpürge veya daha gelişmiş olarak fırça ile uç bulma işlemi, bunların koza yüzeylerine sürtünmeleri ile gerçekleştirilir. Bu hareketler sonucu çubuk, süpürge veya fırçaya takılan ipek uçları kozadan alınarak ayrılır ve ucu bulunan kozadan ipek çekimine devam edilir veya ayrı bir ipek çekim kabına alınarak ipeğin çekimi burada gerçekleştirilir. Eğer basit uç bulma işlemi elle yapılıyorsa elde edilen ipekte artık fazla olur. Bu durum uç bulan kişinin yeteneğine ve ipeği çekilecek kozaların kalitesine bağlıdır. Genel olarak tek kozanın değil birkaç kozanın ucu bulunarak birlikte çekilir. 

Mekanik uç bulma, Mekanik uç bulma yarı otomatik veya tam otomatik cihazlarla yapılmaktadır. Yarı otomatik uç bulma cihazı, ipek çekim makinesinin yanında bulunur. Bu cihazda, uç bulma tavası üzerine kendi etrafında ve aşağı yukarı hareket eden bir fırça bulunur. Tava içinde bulunan su ve kozalar alttan su buharı vermek sureti ile kaynatılır. Özel bir düzenek ile hareket eden ve tava genişliğinde olan fırça, tava içine indirilir. Koza uçları fırçanın sağa sola hareketi ile tutulur. Genellikle 20–25 dönüş hareketinden sonra fırça yukarı kaldırılır. Fırçaya takılmış olan karışık lifler bir işçi tarafından toplanır ve kozadan temiz ve düzgün lif sağlanıncaya kadar çekilir. Böylece koza karışık liflerden temizlenmiş olur. Koza uçları bulunmuş ve temizleme işlemi yapılmış kozalar, ipek çekim makinesinde içinde sıcak su bulunan bölüme alınır, koza uçları bir çengel veya çubuğa tutturulur. Otomatik uç bulma işlemi ise modern çok gözlü ve otomatik ipek çekimi makinelerinde, makinelerin bir bölümüne yerleştirilmiş düzeneklerle gerçekleştirilir. Bu kısımda uç bulma veya fırçalama işlemi, yarı otomatik uç bulma makinelerinde olduğu gibidir. Ancak tek bir fırça yerine 3–4 adet fırça bulunur. Kaynatma makinelerinde pişirilen kozalar otomatik olarak fırçaların bulunduğu kısma gelir ve devamlı beslenir. Besleme kanalı ile sürekli uç bulma kısmına gelen kozalar, fırçalar tarafından yakalanır, belli bir dönme hareketinden sonra lif uçlarıyla birlikte yukarı kalkar. Ucu bulunan lifler fırçalardan bir sıyırıcı yardımıyla ayrılır ve bir makaraya sevk edilerek sarılır. Kozalar ise bir taşıyıcı yardımı ile çekim sistemine nakledilir. Bütün bu işlemler makineye monte edilmiş sistemlerde otomatik olarak gerçekleştirilir. Otomatik uç bulma makinelerinde kozaların içinde bulunduğu suyun sıcaklığı 80-85 ̊C civarında tutulur.

İpek çekim işlemi
Elle veya mekanik olarak uçları bulunan kozalar, çekim işlemi için çekim banyosuna alınır. Çekim makinesinin tipine göre çekilecek ipeğin denyesi makine tarafından otomatik olarak veya çekilen koza sayısına göre işçi tarafından ayarlanır. İstenilen denyeye göre birkaç kozanın ipeği birleştirilerek önce iplik kılavuzundan geçirilir. Bu kılavuz porselenden yapılmış bir düğme veya iç içe geçmiş iki tüpten (jette boute) ibarettir. Bunlardan içteki tüp sabit, dıştaki ise hareketlidir. Bu iç içe iki tüp otomatik çekim makinelerinde bir iplik yakalayıcısı ile birleştirilmişlerdir. Bu kısımdan veya kılavuzdan geçen ipek, kendi üzerinde büküm kazandıktan sonra çıkrığa sarılır. Kılavuzdan geçen ipek, önce birinci sonra ikinci makaradan geçtikten sonra büküm verilerek üçüncü makaradan ve daha sonra dağıtıcı kılavuzdan geçirilerek çıkrığa sarılır. Bu tip çekimdeki büküme taveleta (tavelletta) büküm denir. Elle çekilen ipeğin denyesini sabit tutmak için ucu bulunmuş yeni bir kozanın ipeği, çekim banyosundaki ipek balonuna elle verilmek sureti ile yapılır. Makine ile çekimde ise ucu bulunmuş koza, elle veya mekanik bir sistemle çekim banyosuna verilerek yeni uç çekilen ipeğe yakalayıcı kılavuz tüp ile bağlanır. Çekim sırasında ham ipeğin büküm kazanması, ipeğin kılavuzdan geçtikten sonra makaralardan geçerken birbiri üzerine sarılması ile oluşur. Çekilen ipeğe verilen büküm, kozalardan gelen her bir ipek lifinin bir arada düzgün, serisin ile birlikte sıkı bir şekilde tutulmasını ve çekim banyosundan gelen suyla doymuş durumdaki ipek liflerinin suyunun uzaklaştırılmasını sağlar. Eğer ham ipeğe büküm verilmezse gevşek bir biçimde tutulan liflerde kopma meydana gelerek dokuma ve iplikte hoş görülmeyen havlara neden olur. Ayrıca suyun uzaklaştırılmamasından dolayı çıkrığa sarılan ipekte serisin kalıntılarının oluşturduğu sert bölgeler meydana gelir. Kısacası büküm ipeğin birbirlerine bağlanmasını sağlar ve parlaklık kazandırır. İpekte şambon (chambon) ve taveleta (tavelletta) olmak üzere iki tip büküm vardır. Bunlardan şambon tipi büküm iki ayrı kılavuzdan geçen iki ayrı ipek ipliği bir birleri ile birkaç kez sarıldıktan sonra ayrı dağıtıcı kılavuzlardan geçerek çıkrığa sarılır. Sol iplik kılavuzundan geçen ipek sağ çıkrığa, sol iplik kılavuzundan geçen ipek ise sağ çıkrığa çapraz olarak sarılır. Bu tip büküm genellikle el ve ayak gücü ile çalışan ipek çekim sistemlerinde kullanılmıştır. Modern çekim makinelerinde şambon tipi büküm yerine tavelletta tipi büküm kullanılmaktadır ki bu tip büküm, ipeğin kendi üzerinde sarılması ile oluşur. İpek çekim işleminde son işlem, ipeğin dağıtıcı kılavuzdan geçtikten sonra çıkrık veya makara üzerine sağa sola hareket ile sarılmasıdır. Çıkrık veya makaralar direkt çekim yapan makinelerde 148-150 cm çevreye sahiptir. Diğer makinelerin çevresi ise 60–65 cm‘dir. Daha ilkel çekim makinelerinde ise çıkrık çevresi değişik olabilir. Bunlar tahta, alüminyum veya sert plastikten yapılmışlardır. İpek çekim işlemi, koza liflerinin çeşitli kademelerden geçtikten sonra çıkrığa (makaraya) sarılması ile tamamlanır. İpek çekim işlemi en basitten otomatiğe kadar aynı şekilde yapılır. Yani ucu bulunmuş kozalar ya doğrudan doğruya bir çıkrığa sarılır veya birden fazla çekim gözü içeren makinelerde her göz için aynı şekilde yapılır.

İpek Çekim Makineleri
İpek çekim makineleri gelişmelere göre şu şekilde sınıflandırılır: El, ayak ve motorla çalışan ipek çekim makineleri, Çok gözlü ipek çekim makineleri, Otomatik ipek çekim makineleri, El, ayak ve motorla çalışan ipek çekim makineleri (mancınık). El, ayak ve motorla çalışan ve ülkemizde mancınık ismi verilen ipek çekim makineleri eskiden tüm ipekli kumaşların dokunmasında kullanılan ipeklerin çekilmesinde kullanılmakta iken bugün daha çok çifte ve kalitesiz kozaların çekiminde kullanılan verimi düşük makinelerdir. Ancak ilk çekim makineleri olmaları nedeniyle önemlidir. Elle çalışan mancınıklar dünyanın çeşitli bölgelerinde kullanılan örnekleri birbirlerinden ayrı olmakla beraber gördükleri iş ve temel yapıları hepsinde aynıdır. Elle çalışan mancınıklar en basit çekim aleti olup genelde iki kısımdan oluşmuştur. Birincisi kozaların kaynatılıp çekildiği kap, ikincisi ise ipeğin sarıldığı elle çevrilen çıkrıktır. Tepme mancınıklar ayakla çalışan ipek çekim makineleridir. Ülkemizde çipez ve çifte kozaların çekiminde kullanılan makinelerdir. Bu makinenin yapısı da prensip olarak el mancınığına benzer ancak burada ipeğin sarıldığı çıkrık bir pedal yardımıyla ayakla çevrilir. Tepme mancınıkta da iki kısım bulunmaktadır. Birimci kısım kozaların yumuşatılmasına yarayan kap ikinci kısım çekilen ipeğin sarıldığı çıkrık veya dolaptır. Yumuşatma kazanları (tava) 60–70 cm yükseklikte topraktan yapılmış bir ocağın üstünde bulunur. Bu ocağın bir tarafına oturan işçi, kazanda kaynamakta olan suyun içine kozaları atıp elindeki bir çubuk ile bunları karıştırır. Yeteri miktarda kozaların uçları (kamçıbaşı) çubuğun üstüne tutundukça işçi tarafından alınıp birkaç kozanın uçları bir araya getirilerek kozanın kenarındaki bir çengel ve ocağın üzerindeki makaradan geçirildikten sonra ocağın biraz ilerisindeki çıkrığa bağlanır. İşçi bir taraftan kozaların uçlarını bulup kopan uçların yerine yenisini eklerken bir taraftan çıkrığa bağlı olan bir tahta veya pedalın üzerine basarak çıkrığı döndürür. Genellikle 10–15 koza ucu bir araya getirilerek iplik oluşturulur. Tepme mancınıklarda genellikle bir düzgün bir de düzgün olmayan ipek çekilir. Bunlardan düzgün olmayan ve kalın olanına ülkemizde gülbağı ipeği, düzgün olanına ise ucu bağlı ipek ismi verilir. Ucu bağlı olan ipekler sağlam kozalardan çekilir. O nedenle elde edilen ipekler ince ve düzgündür. Gülbağı ise çifte kozalardan çekildiğinden kırnap gibi kalındır. Tepme mancınıklarda incelik el ve göz ile ayarlanır. Bir tepme mancınıkla günde yaklaşık 1,5–2 kg ipek çekilir. Motorla çalışan ipek çekim makineleri ise daha yaygın kullanılan makinelerdir. Çekim sırasında çıkrıkların döndürülmesinde el veya ayak gücü yerine motor gücü kullanılır. Motorla çalışan çekim makinelerinin yapı ve şekli ülkelere göre farklılık göstermekle birlikte temel çalışma prensipleri hepsinde aynıdır. Bu çekim makinelerinde de ipeğin inceliği işçi tarafından ayarlanır. Çekimin verim ve kalitesi tamamen diğer mancınıklarda oldu gibi işçinin hüner ve yeteneklerine bağlıdır. Bu tip ipek çekim makinelerinde 4–6 çekim gözü bulunur. Çekim banyosu sıcaklığının yüksek olması nedeniyle işçinin çalışmasında güçlük yaratır. Yapım şekline göre motorlarla çalışan ipek çekim makinelerinde suyun ısıtılmasında buhar kullanılır. Bu makinelerde kozanın pişirilmesi uç bulma ve çekim aynı banyoda yapılabildiği gibi çekim işlemi diğerlerinden ayrı olarak yapılabilir. Çekim sisteminin direkt olup olmamasına ve makinenin dizaynına göre ipeğin sarıldığı çıkrıklar büyük veya küçük olabilir. Bu mancınıklarda bir işçi tarafından süpürge ile uçları bulunan kozaların ipeği, diğer işçi tarafından aynı kazan içinden çekilir. Bu tip mancınıklarda genelde dört göz bulunur. Mancınık olarak tabir edilen bütün çekim makinelerinde kozalar kaynatma şekline göre yüzer durumdadır. Yani çekim sırasında banyo üzerinde yüzer.

Çok gözlü ipek çekim makineleri
Düşük devirle çalışan bu makinelerde uç bulma işlemi otomatik olarak yapılır. Bu makinelerde çekimi yapılan ipeğin denye kontrolü ve çekimi biten koza yerine yenisinin ilavesi el ile yapılır. Uç bulma kısmında su sıcaklığı 80–90 ̊C, çekim kısmında ise 40–50 ̊C‘ dir. Çok gözlü ipek çekim makinesinde ipek çekimi, batık durumdaki kozalardan yapıldığı için koza pişirme işlemi merkezi koza kaynatma makinelerinde yapılır. Çok gözlü çekim makinesi 20 adet çekim gözüne sahiptir. Aynı miktarda da makara vardır. Bu makaralar 60- 65 cm çapında olup hafif metal veya plastikten yapılmışlardır. Bu makaralar, ana nakil miline bağlı dişliler vasıtası ile hareket alan taşıyıcı mile takılır. Makara taşıyıcı mili mekanik bir fren ile donatılmıştır. Ayrıca her bir makaranın ayrı ayrı durmasını sağlamak üzere, çekilen ipeğin gerilimindeki değişimden yararlanarak çalışan bir fren sistemi de vardır. Herhangi bir çekim gözünde çekim durduğu zaman diğer gözlerindeki çekim etkilenmez. Böylece ipek çekimi tamamen durmamış olur. Makaraların ön tarafında, makara üzerindeki çilenin tüm yüzeyinin aynı kalınlıkta sarılmasını sağlamak için bir kam tipi travers mekanizması vardır. Bu mekanizma sağa ve sola hareket ederek ipeğin makaraya düzgün sarılmasını sağlar. Çekimin yapıldığı banyo veya çekim küveti genellikle paslanmaz materyalden yapılmıştır. Derinliği 10–12 cm olup uzun dikdörtgen şeklindedir. Bu banyo ve küvet çekim banyosu, uç bulma, lif uçları toplama, çekilmemiş veya kısmen çekilmiş kozaların bulunduğu bölüm ile artık ve krizalitlerin toplandığı kısımlardan meydana gelmiştir. İstenilen denye çekim yapmak için uçları otomatik olarak bulunana kozalardan belli sayıda alınır ve her bir çekim gözü içine yerleştirilir. Uçları birleştirilen kozaların ipeği önce her bir gözde bulunan yakalayıcı kılavuzdan geçtikten sonra özel makaralardan geçerek ve büküm verilerek makaralara sarılır. Her bir çekim gözü için ayrı işlem yapılarak çekim işlemine başlanır. Çekilen ipeğin kalınlığı, ipekteki incelik değişimine göre yeni bir kozanın çekim balonuna işçi tarafından verilmesi ile sağlanır. Yeni kozaların uçlarının çekilen ipeğe verilmesi yakalayıcı kol ile gerçekleştirilir. Ayrıca çekilen ipeğin kurumasını sağlamak üzere çekim makaralarının iç tarafı ısıtılır. Dolan makaralar daha sonra ikinci bir sarım ile standart çile için makaralara aktarılır. Bu makinelerde 20 çekim gözü için bir işçi yeterlidir.
Otomatik ipek çekim makineleri
Otomatik çekim makineleri, ipek çekim makinelerinin en gelişmiş tipidir. Bu makinelerin en önemli özelliği inceliğin (denyenin) otomatik olarak ayarlanması ve denyeyi otomatik olarak ayarlayan cihazın bağlantılı olan kolunun, eksilen koza yerine kozayı makineye otomatik olarak sağlamasıdır. Bundan başka ucu bulma (fırçalama), uç toplama, uç besleme, krizalit (pupa) ve kısmen çekilmiş kozaların ayrımı işlemlerini otomatik olarak yapmasıdır. Otomatik ipek çekim makineleri iki tiptir. Bunlar; çekilen ipeğin inceliğini bir dedektör ile kontrol eden tipler ve çekilen ipeğin inceliğini her iplikteki koza sayısını kontrol eden tiplerdir. Bugün ham ipek incelik kontrolünü yapan birçok yöntem olmakla beraber, çekim makinelerinde en çok kullanılan döner incelik dedektörüdür. Otomatik çekim makineleri setler hâlinde yapılmışlardır. Her bir set, 400 çekim gözlü makineyi içerir ve her set için 7 işçi yeterlidir. Bu makineler değişik kısımlardan meydana gelmiştir. Bazıları şunlardır:
Koza besleme kısmı: Kozalar, koza besleme kısmında toplanır ve daha sonra buradan fırçalama (uç bulma) bölümüne gönderilir. Koza besleme hızı, koza kalitesi ve ipeğin çekim hızına göre değişir.
Uç bulma kısmı: Bir setlik otomatik çekim makinesinin her iki ucuna birer tane uç bulma kısmı yerleştirilmiştir. Bu kısma kozalar, yeni koza besleme kısmından otomatik olarak gelir ve koza uçlar otomatik olarak fırçalama ile bulunur. Kamçıbaşı denilen bu uçlar ayrı bir kısma sarılırken ucu bulunmuş kozalar otomatik olarak koza sağlama kısmına geçer.
Otomatik koza sağlama kısmı: Uç bulma kısmından otomatik olarak bu kısma (sepetlere) alınan kozalar, çekim banyosunun etrafında döner. Ucu bulunmuş kozalar bu sepetlerden düzenleme banyosuna otomatik olarak verilir.

Çekim ve düzenleme banyosu
Bu bölüm, kozaların çekildiği yer ve düzenleme olmak üzere iki kısımdır. Çekim banyosu, çekim yapılan kozaların bulunduğu yerdir. Düzenleme banyosu ise çekim banyosunun önünde olup çekilmekte olan kozalara, yedek kozaların sağlandığı kısımdır. Düzenleme banyosunda ucu bulunmuş kozaların uçları, bu banyo üzerinde bulunan bir dönen çubuğa tutunur. Çekim sırasında kopan veya uçsuz kozalar, banyo dışına suyun hareketi ile taşınır.
Uç toplama cihazı: Her bir çekim gözü için bir tane uç toplama cihazı bulunur. Bu cihaz denye ayarlayıcısının komutuna göre çalışan yakalayıcı bir koldur. Çekilen ipekte herhangi bir incelme meydana geldiğinde denye ayarlayıcısı (dedektör) ile uyarılan bu cihaz, düzenleme banyosunda hazır olarak bulunan ucu bulunmuş kozalardan birini yakalayarak kozayı çekim banyosuna aktarır ve aktarılan kozanın ucunu da kılavuz yakalayıcıya yakalatır. Bu şekilde yeni bir kozanın çekilen ipeğe bağlanması sağlanır.
Denye ayarlama cihazı (dedektör): Çekilen ipeğin inceliğini ayarlayan bu cihaz, otomatik çekim makinelerinin en önemli kısımlarından biridir. Çekilen ipeğin inceliğinin kontrolü için iki sistem vardır. Bunlardan biri sabit koza sayısına göre diğeri ise devamlı sabit numara tipidir. Bunlardan otomatik çekim makineleri için sabit numara tipi en önemlisidir. Sabit numara (denyede) ayarlama iki şekilde gerçekleştirilmektedir. İpek ipliği ince bir telden yapılmış spiral arasındaki sürtünme ile ayarlanabilir. Çekilen ipeği sürtünme değişiminin kontrolünden ayarlanabilir.(En çok uygulanan tiptir.)

İncelik (denye) ayarlayıcısı: İki cam yuvarlak plaka ve plakalar arasında, ipeğin kalınlığına göre değişen bir sistemden ibarettir. İstenilen denyeden daha az ipek geldiğinde iki cam plaka arasından geçen ipeğin sürtünme kuvveti azaldığından gösterge kolu aşağıya düşer. Aşağıya düşen bu gösterge kolu da uç toplama koluna hareket vererek yeni bir ucu bulunmuş kozanın düzenleme kısmından çekim banyosuna geçmesini sağlar. Çekilen ipeğin inceliğinin ve sürtünmenin atmasıyla gösterge kolu tekrar eski denge durumuna gelir.
Hareket durdurma cihazı: Otomatik çekim makinelerinde verimliliği sağlayan bir cihazdır. Çünkü çekim sırasında herhangi bir sebep ile ipekte meydana gelen anormal gerilimlerde bu cihaz, derhâl ipeğin sarıldığı makarayı durdurur. Her çekim gözü için ayrı durdurma cihazı vardır. Bu da çekim makinelerinde çekim devamlılığını sağlar.
Küçük makara (çıkrık): Otomatik çekim makinelerinde kullanılan makaralar daha önce belirtildiği gibi plastik veya alüminyumdan yapılmıştır. Otomatik çekim makinelerinde her çekim makinelerinde her çekim gözü için ipeğin sarılığı küçük çıkrık bulunur ve bunlar bir mil üzerinde birbirlerinden bağımsız olarak döner.
Çekilmemiş (düşmüş) kozaların ve krizaliti ayırma kısmı: Çekim banyosunda herhangi bir sebeple çekilememiş (düşmüş) kozalar veya krizalitler, banyo dışına suyun hareket ile taşınır ve bu kısma gelir. Çekilememiş kozalar ve krizalitler dönen kafesli bir krizalit ayırıcısı ile ayrılır. Ayırmadan sonra çekilememiş kozalar bir kayış taşıyıcı ile tekrar uç bulma (fırçalama) kısmına gönderilirken krizalit ile toplama kabına gider. Görüldüğü gibi otomatik ipek çekim makinelerinde çekim işlemi tamamen otomatik olarak yapılmaktadır. İşçi, çekilen ipekte meydana gelen kopuş veya herhangi bir anormallikte o çekim gözündeki hatayı gidermek ve makineyi kontrol etmekle yükümlüdür. Otomatik çekim makineleri çok gözlü çekim makinelerinden farklı olarak standart ve kaliteli koza ve yumuşak su isteyen, yüksek çekim hızı ile çalışan makinelerdir.

1 yorum:

kozadan ipek eldesi zor bir iştir, makineleşme azdır ve ipek üretimi diğer lifler gibi üretimi çok hızlı bir şekilde artırılamamaktadır.

Haftalık En Çok Okunanlar